2 Eylül 2007 Pazar






''Bile bile özlediğimi gecelerce aramadın
Sen;

bir daha nasıl döneceksin...''

Başladı gidiyor bir çürüme,
içimden sana doğru
Aşk eskidi,

kaybolup yitti gözlerimin önünde...
durduramadım
Sen ise;bunun için hiç çabalamadın...


Sen kaçtın,ben...kovaladım
Sen çağırdın,ben...hep yanındaydım
Ve sen gittin,ben...ardından bakakaldım



Öyle bittim ki,ben bile kalmadım kendimde.Yaşamadan bilemezsin,sen de ben gibi yanmadan,halimi göremezsin!!!




''Unutmak için kokunu,ellerini
söküp attım ben kalbimi
Hangi yüzle yeniden sev diyeceksin...''




Nasıl bir duygusuzluk,
nasıl bir yüzsüzlük inan,anlamıyorum...
Hep anlamaya çalışan ben olduğum halde,
bu seferki farklı galiba,
artık anlamak da istemiyorum...
Gelme artık benden yana...

Baksana,gözümde yaş bile kalmadı senden yana!!!


Sadece kırık aşk satırlarımı istiyorum senden,

bir de baharımı...
Mısralarımdan aşk kanadı,
baharlarımda döke döke yaprak kalmadı.
Ne senden bana,ne benden sana hayır yok artık,
bu kalp farkına vardı...




''Kalbimi yaktığın gün gibi
Sende yan,gör nar-ı aşkı
Kendini unuttuğun gün,beni anlayacaksın...''




Baştan beri aynıydı...



Masallarım öksüz..
bir yanım hep Sensiz kalmıştı..



Saat senle beni birarada tutamayacak kadar geç artık





Ve sen benim için,geçmiş zamanların buğusunda,
bitmiş bir rüyasın artık...

İçimde gizliden gizliye sakladıklarım vardı ya hani..
Yüreğimde beslediğim,her şeyden koruduğum izler vardı ya hani..
işte ben tümünü sana vermeye geldim bu gece..
Sığabildiği kadarını bu geceye, arta kalanları gündüzlerine...

İnsanın rahatlıkla sığınabileceği kadar parlaktı bakışların..Alev alev yakıyordu gözlerin..Seni,gözlerine yandığım o gece sevdim işte..

Hiç korkmadan ve hiç kaçmadan dikilip karşına..Sana sarıldım..
Ve bütün benliğimide savurdum bir dokunuşla havaya..
.
.

Aşk...
Ne kadar "yok"sa herşey, o kadar olacaktı "aşk"..
Anlamadın..
Anlatamadım..
.
.

O sabah kara bir defter sayfası buldum yatağının kenarında..Boş yer kalmayacak şekilde karalanmış bir sayfa..Ve işte o an anladım..Senin yaşaman için boyamaya, karalamaya ihtiyacın vardı bir şeyleri..Ve bunun için de her seferinde yeni bir sayfaya..


Başlama ve bitiş noktalarından ibaretti hayatın...
Ve aralarda birkaç dağınık sayfa..
O sabah hiç pişman olmadan, ama çok acı çekerek..
Bütün kadınlara maletmeden, ama seni lanetleyerek ..
Hayatımdan seni, senin oyununla çıkardım işte..

"Ben değiştim.." dediğin gün elinde yine karakalemle bekliyordun.Sevinçle sarılmıştın boynuma..Sanki gerçekmiş kadar büyük bir hevesle..Değiştiğini sandın...Sandın..Ama yine yanıldın..

Sadece bu seferki sayfa o zamana kadar gördüklerinden daha büyüktü..
Sayfalar yanılttı seni, ben de..Çünkü artık bir silgi vardı elimde..
Yok ediyorum senin bıraktığın derin izleri..
Ve artık karalayamayacaksın eskisi gibi..
Korkma..
Meraklanma..
Şaşırma sakın..
Gidiyorum işte..
.
.

Ansızın uykulardan uyanmaların..
Gözlerini perdeleyen endişelerin..
Değişmeni AŞK sanıvermen..
Umutların ve insanları umutlandırmaların..
Bana dönmen ve beni sevme alışkanlığın..
Kapama gözlerini,bak..
Bitiyor işte hepsi..
Bir adım sonrası ayrılık..
Bir adım sonrası benden sonrası..

"Ben" de senden sonrası kalmadı..
Bu senin "Son"ran..
Bu senin "Son" olman..


Çünkü, gördün işte..Benim elimde silgi.. Seninse boş sayfaların yırtık..Ve kalemin bitmekte..

"Alıntı"







büyük sevdalar büyük hasretler bırakırmış ardında
ben sana hasretler biriktirdim başucumda,
karanlık gecelerde aydınlık düşler biriktirdim
ve kimsesizliğimin akşamlarında
sana hasret türküler biriktirdim...
ben sana eskiden kalan
ama hiç eskimeyen
bir sevda biriktirdim

[alıntı]
Bitmişlik..
Tükenmişlikle..

Gözlerin arasında bir yerdeyim. ..
Ne yerdeyim. ..Ne gökte...

Yalan söylemedim hiçbir zaman...
Korkum vardı..
Titremekl iydi hallerim. .
Kalbim derin bir yaranın üzerine veriyordu acı acı nefesleri ni..
Amaçsız yürüyordu ayaklarım yıllardır..
Derin bir yağmura çektin beni...
Kelimeler ini içtim..Sarhoş oldum..
Bir gece yarısı susuşlarına düşürmüştüm,bir damla gözlerimden..
Birde...
ihanet mi? sorusuna veremediğim susuşlara..
Susarak..
susa susa..
Susadım günlerce....
...
Kapımın kilidi korkudan kapandı...
Korkuları..
Acı , sızı ve özlemleri kilit yapmışım farkına varmadan kapılarıma...
Şimdi ben bile açYasak Kelime Kullandınızıyorum yüreğimin kapısını....
Ve farketmed en...
Sende bir kilit vurdun... .
Adı neydi bunun?..
Yağmurda gözyaşımı..ihanetmi..Yokluk mu..?
Bilemem..
Bilmekte istemem..
Tek hissettiğim..
Daha yolun başındayken hayatın..
Sonumu beklemem. ..
Şemsiyemi açtım..
Bilmek istedim..
Yazdım...
Yağmur yağarken..
...
Yağmur yağıyordu..Üşümüştün..
Nasıl oldu bilmiyoru m...
İçeri aldım seni..
Sessiz kaldık bir süre öylece..
Tozlu raflara,Unutulmuş kitaplara dokundu ellerin..
Durmadan bakınıyordun etrafa...
Unutulmuş duygulara sebep aradın kalbimin her köşesinde..
Ve şimdi kilitli kapıları zorlar oldun..
İçimi acıtıyorsun..
Bu gece son...


Bir gün,hatıralarda beni ararsan
Susuz bıraktıgın,çöllerdeyim ben...
Aklına gelirde eve ugrarsan
Bilki; artık yokum..
Ellerdeyim ben..!

Çok geç anladım ki; herşey bir yalan
Mutlu bir kaç gündü,geride kalan..
Sana getirmiştim,bakta oyalan
Vazoda ki solmuş güllerdeyim ben..!

Sanma ki; yaptıgın zulmu unuttum
Pencere önünde,çookk gözyaşı yuttum..
Acıyla,öfkeyle sımsıkı tuttugum
Koparıp attıgım,tüllerdeyim şimdi..!

O gece çıldırdım..kırdım camları
Sabaha kadar dövdüm tüm duvarları..
Paket,paket içtim sigaraları

YoksuN yaaaa
Etrafa savrulmuş
Küllerdeyim ben..!


Alıntı


Hayatıma girdiğin günden beri herşey de sen vardın... Okuduklarımda,
yediğim, içtiğim herşeyde.. yaşama hep seni düşünerek sarıldım..
senin için yazdım...
Ben..
bugün de hergün gibi..
senin için yaşadım..

Artık,
sevmelerin hayâl.. sesin kulaklarımda..
ayrıldık..

artık olmayacağız birbirimizde..
Az evvel vazgeçtim kendimden..
sevgimden.. ellerinden, gözlerinden..
güzel yüreğinden..

Sensiz gideceğim yönün hiç bir önemi yok artık, ve artık gördüm ki senin de bunu bilmenin bir anlamı yok..
ben artık "vazgeçmeyi" seçiyorum.
Beklemek birşeyleri, herşeyi, bıktırır.. ve zamanla unutturur.. seversin yeniden birini.. ismimi bile hatırlamadan.

İşte bitti bir gün daha..
Yitip gitti herşey gibi..
Sadece yaşanan "uçtu gitti"..
Belki de herşey seninle bir düş'tü

Bugünü yaşabilen var mı?

*******************************
Çok zaman önceydi.
O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu.
İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı.
Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı.
Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan.
Bir parçasına dün dedi, diğer parçasına bugün, öteki parçasına da yarın.
Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu.
Dünü düşünüp pişman oldu,
yarını düşünüp telaşlandı;
ama işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıkları
güneş doğup batıncaya kadar yaşadı.
Farkında olmadan rezil etti bu gününü.
Oysa yarın, bugüne dün diyor, dünde bu gün için yarın diyordu.
Bir türlü beceremedi. Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı.
Bu günü eline yüzüne bulaştırdı...
Mutsuz oldu insan.
Ve ne gariptir ki yarının telaşı da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı;
ama bugünü hiç yaşayamadı.
Ne yarın ne de dün!
--
*Son ağaç kuruduğunda,
*Son nehir kirlendiğinde,
*Son balık avlandığında,
*Paranın hiçbir işe yaramadığı anlaşılacak
Zor olanı yapacağım biliyormusun
Kolayına kaçmadan
Bahanelere sığınmadan

Ve yaşımdan utanmadan
Önce gözlerin inanacak sevgime
Sonra sözlerime takılacak aklın bir parça
Zor olanı yapacağım biliyormusun
Düştüğüm hatalara düşmeden
Korkmadan
Korkutmadan,
Güzellikleri sunacağım bir avuç dolusu
Birlikte yaşayacağımız
Hepsini ,hepsini sana yalnızca sana
Eksilmesin diye tebessümün
Hayatımı koyacağım ortaya
Kolayına kaçmadan,
Bahanelere sığınmadan
Ama,
Ama,önce seni bulacağım

İşte gidiyorum, birşey demeden,
Arkamı dönmeden şikayet etmeden,
Hiçbirşey almadan,birşey vermeden,
Yol ayrılmış görmeden gidiyorum.
Ne küslük var ,
Ne pişmanlık kalbimde,
Yürüyorum sanki senin yanında,
Sesin uzaklaşır her bir adımda,
Ayak izi kalmadan gidiyorum.
Geldiğinde kalbim kırılmadı,
Gönül kuşu şarkıdan yorulmadı,
Bana kimse sen gibi sarılmadı,
Işığımız sönmeden gidiyorum.

Kanaatkar ve şakacı bir gece lambası gibisin...
Yanıyorsun sevişmelerin en koyusunda,
Sönüyorsun binlerce bilmeceyle.

Dışarıda mağrur, gizemli, yasakçı...
İçeride sevecen, başıboş, ahlaksız.
İyi kalpli günahkarları
Aydınlatan bir gece lambası gibisin...
Kendi yangınına aşık...

sevginin bittiği yerde sarıl bana
heyecanların tükendiği
ve artık yapacak hiçbir şeyin kalmadığı bir anda
çek kolumdan../..gözlerimi daya gözlerine
bir anda dalıp git bana

ismini anmaktan usanmayan dudaklarımı öp..

düşlerimizin yorulduğu yerde tutun bana
beni çağıramayacak kadar uzakta ol
ve ben gelemeyecek kadar koşayım sana
imkansızı iste
mesela "unut", de
dudaklarım değil gözlerim boşalsın o dakika
giderken unutamadığım yerden dönüp bakayım sana

özlemlerine gebe kalan bedenimi öp..

üşümeye başladığın yerde ısın bana
gözlerim ağlamaktan şişmiş olabilir../..aldırma
her halimle güzel bul beni
her halimle karış bana
bir demet papatyayla bile kandırabilirsin beni
sakın unutma

sende tutunduğum yer kadar yüreğimi öp..